Güncel Sergi / Sevinç Köseoğlu Ulubatlı Kişisel Seramik Sergisi (Nemesis)

13 Eylül 2021 217
Güncel Sergi / Sevinç Köseoğlu Ulubatlı Kişisel Seramik Sergisi (Nemesis)

Üniversitemiz Kültür ve Kongre Merkezi Sanat Galerisinde Sevinç KÖSEOĞLU ULUBATLI nın Kişisel Seramik Sergi açılışı gerçekleştirilecektir. Tüm sanatseverlerimiz davetlidir.

Sergi Açılış Tarih ve saati 15 Eylül 2021 / Saat 15.00 

Sevinç KÖSEOĞLU ULUBATLI

Sanatçımız, 2008 yılında Barn Workshop Craft and School’dan bir yıl seramik eğitimi almak için aldığı davet üzerine çalışmalarına Amerika’da devam ederken 2008–2010 yılları arasında Harvard Üniversitesi-Seramik Bölümünde misafir öğrenci olarak ve daha sonra Uluslararası Misafir Sanatçı Programında seramik çalışmalarına devam etmiştir. 2019 yılında Sanatta Yeterlik Eğitimini Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Anasanat Dalında tamamlamıştır.

2006 yılında Turgut Pura Vakfı Heykel Yarışmasında Mansiyon Ödülü,
2011’de 2.Uluslararası Katılımlı Genç Seramikçiler Karo Yarışmasında Mansiyon Ödülü
2016’da 5. Uluslararası Katılımlı Genç Seramikçiler Karo Yarışmasında Mansiyon Ödülü almıştır.
Sanatçımız, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi, Müzik ve Güzel Sanatlar Eğitimi Fakültesi Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümünde Doktor Öğretim Üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir.
NEMESIS / SERGİ ÜZERİNE 

Antik Yunan inancında, doğanın kanunlarına karşı işlenen suçlara uygulanan ilahi cezanın
ruhudur Nemesis. Günümüzde insanların doğayı cezalandırmak istercesine, ona karşı işlediği
bütün suçlar, bir gün yüzleşmek zorunda kalacağımız gerçeğini çağrıştırmaktadır. İnsanlığın
bugünkü eylemsizliğinin gelecekteki muhtemel sonuçları “nemesis” kavramı ile yüz yüze
getirilmek istenilmiştir. Ancak sanatçıya göre doğa, tıpkı Pandora’nın kutusundaki
kaybolmayan umut gibi, çareyi bizzat kendi bünyesinde taşımaktadır.

Hiç bitmeyecekmiş gibi kullandığımız kaynaklarımız karşısında yok olmakla karşı karşıya olan
doğanın, kendini yenileyebilmesinin en güzel anlatılacağı kavramlardan biri olarak “tohum”
kavramı, yeniden varoluşun simgesi olarak seramik formlarda izleyiciye sunulmuştur.
Tohumlar aynı zamanda Nemesis’ten kurtuluşun çaresidir. Toprağa bir verip bin aldığımız
tohumlar, bereketin simgesi, hayatın çeşitliliğidir aslında. Her türlü zenginliği barındıran
Toprak Ana, bize tüm cömertliğini gösterirken, hep daha fazlasını isteyen insanın sömürüsü
tohumların bereketiyle sonlanacaktır. Doğa her şeye rağmen ona atılan her adıma içtenlikle
cevap vermektedir. Dönüşüm zor olsa da imkânsız değildir, sadece zaman ve sabır
gerektirmektedir.

Doğa miras değil, emanettir aslında. İnsan, doğayı mülkü edinerek onu hoyratça tüketmiştir.
Sonra da yarınlara miras olarak bırakmak için ne yapabileceğini düşünmeye başlamıştır. Sergi
kapsamında kullanılan malzemeler bir taraftan yıkımı, tahribatı temsil ederken, diğer taraftan
da umudu ve yeniden doğuşun mümkün olduğunu vurgulamaktadır. İnsanlığın yaptığı
tahribatın bir sonucu olarak sanki bir yorgan gibi üstümüzü örten bir gerçekle, yani havada
asılı kalmış onlarca tohumun verdiği mesaj ile izleyici kendisiyle yüzleşmeye bırakılmıştır.